ABD’nin ‘barış planı’ savaş mı?

ABD, Gazze’de acil insani ateşkes talep eden BM karar tasarısını yine veto etti.Daha doğrusu katliama bir kez daha yeşil ışık yaktı. Çünkü ABD, bugüne dek BMGK’de gelen her ateşkes çağrısına karşı çıktı, bu da beşincisi oldu. ABD, BM Genel Kurulu’nda 13 Aralık 2023’te 153 ülkenin “evet” oyu kullandığı Gazze’de acilen insani ateşkes talebinde bulunulan karar tasarısı için de “hayır” oyu kullanan 10 ülkeden birisiydi..ABD her hayır dediğinde de Netanyahu iyice azdı, şımardı, Gazze’de binlerce kadın ve çocuk daha katledildi. Yani ABD’de arada bir “İsrail Gazze’de sivilleri korumalı”gibisinden söylemde bir nüans, yumuşama ya da Netanyahu’nun mezalimini hafiften kınama havası olsa da fiiliyatta duruşunda, tavrında hiçbir değişiklik yok. Alenen İsrail’e arka çıkıyor, daha fazla katliam yapmasına göz yumuyor, hatta gaz veriyor. Dünya liderliğine oynayan ama Yahudi lobisinin güdümünde hareket etmek zorunda kalan bir süper güç ABD söz konusu açıkçası. Ağzından her barış lafı çıktığında da İsrail’den yana durarak ateşi, savaşı körüklüyor aslında. Üstelik de her defasında “insan aklıyla, zekasıyla” dalga geçen saçma sapan gerekçelerle. Cezayir’in’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunduğu son acil ateşkes talebine “savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmeleri tehlikeye atacağı”şeklindeki veto bahanesi de öyle.Ama diğerlerinden farklı olarak ABD bu kez bir de tüm rehinelerin serbest bırakılması formülü temelinde, mümkün olan en kısa sürede Gazze’de ‘geçici ateşkes’ çağrısında bulunan alternatif karar tasarısını gündeme getirdi, önerdi… 

***

Yani BMGK’nin 15 üyesinden 13’ünün evet dediği, İngiltere’nin çekimser kaldığı, sadece ABD’nin oyuyla reddedilen karar tasarısında yer alan “acilen insani ateşkes, Gazze’nin tüm bölgelerine engelsiz insani yardım, Filistin halkının zorla yerinden edilmesine karşı çıkılması, tüm esirlerin serbest bırakılması” taleplerine olur vermeyen ABD, “önce rehinelerin bırakılması, ardından da “geçici ateşkes”diyor. Bunun için de İsrail, Hamas, Mısır ve Katar’la esirlerin serbest bırakılması için müzakereler yürüttüğünü anımsatarak, bu alanda anlaşma sağlanması halinde çatışmalara ara verileceğini söylüyor. Tabii diplomasinin zaman aldığını ve sahadaki gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini de belirterek..Nedir o gerçekler?Hamas kalıcı ateşkes ve İsrail’in Gazze’den çekilmesi konusunda hiç bir garanti almadan bu rehineleri bırakma eğilimi içerisinde değil…Netanyahu ise bırak çekilmeyi, oradaki Filistinlileri hepten yok edip Gazze’yi yutmak niyetinde…Hamas’ın elindeki rehinelerin hayatını önemsediği, öncelediği falan da yok…Gazze’ye yağdırdığı bombalarla bir çoğunu da bizzat kendisi öldürdü zaten..Dolayısıyla rehine gerekçesi de onları kurtarma adına askeri operasyonları sürdürme, katliama bahane üretme anlamında kullandığı bir koz aslında. Nitekim vermezsen milyonlarca insanın sıkıştığı Refah’a kara harekatı ve Gazze’nin diğer yerlerinde katliama devam tehdidinde bulunuyor sürekli… 

***

ABD’nin bunu bilmiyor, görmüyor olması mümkün mü? Değil elbet.Bu durumda da Gazze’deki katliamı durdurma, acil insani ateşkes taleplerini hep veto eden ama bugüne kadar da ortaya somut bir çözüm koymayan ABD’nin bu kez rehine şartına bağlı geçici de olsa bir alternatif ateşkes planını dillendirmesi anlamlı, ancak daha çok da tedirgin edici..Belliki kendi ülkesi dahil dünyanın bir çok yerinden gelen tepkiler ve ABD Başkanlık seçimi gerçekliğinde sıkışan Biden, son vetoyla bundan sonra olacakların sorumluğuna ortak görüleceğini çok net anladı. Bir ateşkes muhabbetiyle de buna karşı ön alma çabasında. Ama onunda ne zaman oylanacağı bile belli değil. ABD’nin hadi diyeceği gün ve zamanda da İsrail Refah’a kara harekatına çoktan başlamış olabilir büyük olasılıkla… 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx